Ablam Hüma Babuna'nın 15 Mart 2007 tarihli Habertürk ana haber bültenindeki açıklamaları

BAV Mensuplarının Aileleri İftiraları Yalanlıyor (video)

 

BAV MENSUPLARININ AİLELERİ İFTİRALARI YALANLIYORLAR

- 1. bölüm
- 2. bölüm (İstanbul Adliye Sarayı, 21 Ocak 2008)
- 3. bölüm
- 4. bölüm (İstanbul Adliye Sarayı, 29 Şubat 2008)

--------------------------------------

BAV MENSUPLARININ YAKINLARI İFTİRALARI YALANLIYORLAR

- 1. bölüm (İstanbul Adliye Sarayı, 21 Ocak 2008)
- 2. bölüm (İstanbul Adliye Sarayı, 29 Şubat 2008)





(TIKLAYIN)


http://www.oktar-babuna.net

Oktar Babuna'nın sitesine oktar-babuna.net linkinden ulaşabilirsiniz.


25.05.1007 TARİHİNDE BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI'NIN YABANCI MEDYA KURULUŞLARI İLE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI
(video)


SAYIN ADNAN OKTAR'IN
OBJEKTİF PROGRAMI İÇİN VERDİĞİ
24 MAYIS 2007 TARİHLİ SON RÖPORTAJIN TAMAMI


BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI'NIN
23 MAYIS 2007 TARİHİNDE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI
(video)







Müslüman basına sızması için Satanistlerce görevlendirilen "Silikonlu Nuran" lakaplı Satanist kadın, başörtülü resimler çektirerek muhafazakar bir kısım gazetelere bu resimleri göndermiş ve gazetelerinde yazar olarak görev almak istediğini söylemiştir. Azılı din düşmanı ve üst dereceden satanist olduğu halde kendini ehli sünnet dindar müslüman olarak tanıtmıştır. Fakat muhafazakar basın kuruluşları, kişiliğinden şüphelenerek bu kişiyi bünyelerine almamıştır. Silikonlu Nuran'ın buradaki amacı, ajan provakatör olarak Müslümanların arasına girmek, sahte ihbarlarda bulunmak, Müslümanlara yönelik baskı oluşturmak, Müslümanlar aleyhinde iftiralarda bulunmak ve onları mağdur etmektir. Bunun karşılığında bazı karanlık mihraklardan para alacağını sanan Satanist Nuran ve Saxo (Q) lakaplı kişiye karşı muhafazakar ve mukaddesatçı çevreler son derece dikkatli olmalıdır.


Satanistlerin yazışmalarında

  • Silikonlu Nuran'ın iyice çökmüş bir insan olduğu için şimdi Cevat Babuna'ya yanaştığı
  • Cevat Babuna'ya 'Sana her türlü hizmeti yapabilirim, yazı da yazabilirim' dediği
  • Ve böylece satanist Q ile birlikte, BAV ve Sayın Adnan Oktar aleyhindeki yazıları yazanların bunlar olduğu
  • Karşılığında Cevat Babuna'dan para aldıkları
  • Hatta geçen gün, satanist homoseksüel Kız Kerem'in, daha önce televizyonda çıkan haberlerden hazırladığı uydurma propaganda kasetini, kendi aklınca BAV ve Sayın Adnan Oktar aleyhinde olabileceğini düşünerek çoğaltmak için Cevat Babuna'dan yüklü miktarda para aldığı belirtiliyor.

Tam bir sefalet, rezalet ve zavallı duruma düşme mevzu bahis. Cevat Babuna ile Semin Babuna'yı tokatlayan tokatlayana, kandıran kandırana.



DİKKAT

SATANİSTLER BAV VE SAYIN ADNAN OKTAR'A KARŞI ÖRGÜTLÜ SALDIRIYA HAZIRLANIYOR

Satanist yazışmalarında,

1. Satanistlerin "Silikonlu İblis Nuran" isimli kişinin liderliğinde toplantı yaptıkları belirtilmektedir.

2. Silikonlu İblis Nuran'ın yardımcısı olan kişinin bütün Ataköy satanistleri arasında çok ünlü olduğu, "İblisin tohumu" olarak da tanındığı ve "Q" işaretini de kullandığı

3. Ayrıca bu kişinin satanistler arasında "Logar Çukuru, Saxo (Q), Tanker" gibi çok kötü lakaplarla tanındığı

4. Bu satanistin kendi okuduğu lisede de Saxo (Q) ve Tanker lakaplarıyla tanındığı

5. Bu iki kişinin, Cevat Babuna'ya yanaşarak ondan aldıkları para karşılığı BAV ve Adnan Oktar aleyhinde faaliyet göstermek üzere anlaştıkları açıklanıyor.

Yine Satanistlerin yazışmalarında,

6. Kız Kerem lakaplı homoseksüelin gerçek kimliğini saklayıp Cevat Babuna'ya yanaşarak "Her türlü konuda size yardım ederim" diyerek Cevat Babuna'dan para aldığı

7. Ayrıca nasıl kandırıp para aldığını, bu paraları nerelerde kullandığını

8. Kız Kerem'in 'Cevat Babuna ile sabaha kadar baş başa durum değerlendirmesi yaptık' diye belirttiği

9. Yine Zekeriya Beyaz Hoca ile de geçen hafta sabaha kadar baş başa durum değerlendirmesi yaptıklarını belirttiği bildiriliyor.

Ayrıca bu yazışmalarda

  1. Taksimdeki Kızıl Şeytan ekibi ile de bağlantıya geçtikleri
  2. "Kaybedecek bir şeyimiz yok, Şeytan bizi bekliyor" sloganı ile hareket ettikleri belirtiliyor.

Bu kişilerin ne kadar tehlikeli insanlar olduğunu bir çok kişi bilmemekte. O yüzden buradan açıklıyorum.

Satanistlerin yazışmalarından

  1. Saxo (Q) lakaplı kişinin, Ataköy'de tanınan kişiler olan ortaokul mezunu G. ve D. isimli satanist fahişelerle Ataköy Gazi sitesinde birlikte kaldığı
  2. Saxo (Q) lakaplı kişinin kokain kullanmaktan burnunun deforme olduğu ve çirkin ve biçimsiz bir hal aldığı ve burnunun bu çirkin görünümü ile hemen dikkat çektiği
  3. Kokain etkisi ile diş eti çekilmesi olduğu, bunun için tedavi olduğu ama burnuna çözüm bulunamadığı
  4. Fuhuştan elde ettiği gayri meşru paralarla hem satanistlere destek sağlayıp hem de C isimli mafya elemanından kokain temin ettiği,

Anlaşılıyor.

Satanistlerin yazışmalarında,

  1. Silikonlu İblis Nuran lakaplı kişinin homoseksüel bir medyumla sürekli görüştüğü
  2. Onun garip iddialarına inanarak karanlık eylemler yaptığı
  3. Bu medyumun güya şeytandan bilgi aldığını Silikonlu İblis Nuran'a ilettiği
  4. Bu sapık medyumun hemen her sözüne inandığı

İfade ediliyor.

Yine bu yazışmalarda

  1. Saxo (Q) lakaplı kişinin 2000 yılında bir dersanede tanıştığı FA isimli bir gencin kız kardeşi olan C'nin ziynet eşyalarını çaldığı
  2. Çaldığı eşyaların dersanede Saxo (Q) lakaplı kişinin üzerinde yakalandığı
  3. Fakat şahısların çalınan eşyaların bulunmuş olmasından dolayı, olayı emniyete intikal ettirmedikleri

açıkça ifade ediliyor.

Bu iki kişi ile ilgili burada yazılanlar, kendi mahallerinde de çok açık biliniyor, okullarında da. Saklı, gizli bir konu değil. Saxo (Q) lakaplı kişinin okulunda birkaç kişiye sorduğumuzda hemen bilgi verdiler. Hiç abartı da yok. Bire bir doğru hepsi. Örnek olarak, Saxo (Q) lakaplı kişinin kokainden burnunun genişlemesi açıkça görülüyor. Kokain sebebiyle rahatsızlanan diş etlerinden tedavi olduğu doktor raporu ile sabit. Hırsızlık olayı bizzat olayın mağdurları tarafından bildirildi. En açık biligiyi okulundaki kişilerden alabilirsiniz. Ve tamamının doğru olduğunu anlayabilirsiniz. Ki burada belirtilenler en az kısmıdır.

Gene de kuşkusu olan varsa Saxo (Q) lakaplı kişinin okuluna gidip 1 - 2 dönem önce mezun olan hatta son sınıflardan herhangi bir öğrenciye sorun.

  1. Tanker lakaplı kişi bu okulda okudu mu?
  2. Satanist miydi?
  3. Lakabı Saxo olan bir kız tanıyor musunuz?
  4. Saxo lakabı neden verilmişti?

diye sorun.

Hemen tereddüt etmeden yanıtlarlar. Şüphelenenler için bu çok güçlü bir delil.


Hz. Mehdi'nin Dünyadaki Manevi Ordusu

Allah'ın izniyle, Mehdi vesilesiyle İslam ahlakı tüm dünyada hakim olacaktır. Lehte yapılan faaliyetler kadar, aleyhte yapılan tüm çalışmalar ve propagandalar da, istenerek ya da istenmeyerek Mehdi'nin ortaya çıkışına, tanınmasına, hizmetlerine güç katacaktır. >>



 

- SAYIN ADNAN OKTAR'IN ASKERLİĞE ELVERİŞLİ OLDUĞUNA DAİR T.C. GENEL KURMAY BAŞKANLIĞI GÜLHANE ASKERİ TIP AKADEMİSİ HAYDARPAŞA EĞİTİM HASTANESİ KOMUTANLIĞI'NDAN VERİLEN 18 AĞUSTOS 2000 TARİHLİ RAPOR

- İNŞAAT YÜKSEK MÜHENDİSİ SAYIN ÇAĞLAR GÖKSU'NUN, EBRU ŞİMŞEK'İN KASTETTİĞİNİN AKSİNE KENDİSİNİN UYGUNSUZ ŞEKİLDE YAPILAN ÇEKİMİNİN MEHMET MURAT ATMACA'NIN EVİNDE OLMADIĞINA DAİR 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI'NA VERDİĞİ MÜTALAA

- SAYIN ADNAN OKTAR'A DÜZENLENEN KOKAİN KOMPLOSU İLE İLGİLİ İSTANBUL 10. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ'NCE VERİLEN BERAAT KARARI

- İSTANBUL 2. AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NİN VERDİĞİ BİLİM ARAŞTIRMA VAKFI DAVASI İLE İLGİLİ BERAAT KARARI

 


Cevatçılar toplu halde


Onlar, kendilerine insanlar: "Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık onlardan korkun" dedikleri halde imanları artanlar ve: "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" diyenlerdir. Bundan dolayı, kendilerine hiç bir kötülük dokunmadan bir bolluk (fazl) ve Allah'tan bir nimetle geri döndüler. Onlar, Allah'ın rızasına uydular. Allah, büyük fazl (ve ihsan) sahibidir. (Al-i İmran Suresi, 173-174)

Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk, size ellerini uzatmaya yeltenmişti de, (Allah,) onların ellerini sizlerden geri püskürtmüştü. Allah'tan korkup-sakının. Mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler. (Maide Suresi, 11)

Sizinle birlikte çıksalardı, size 'kötülük ve zarardan' başka bir şey ilave etmez ve aranıza mutlaka fitne sokmak üzere içinizde çaba yürütürlerdi. İçinizde onlara 'haber taşıyanlar' vardır. Allah, zulmedenleri bilir. (Tevbe Suresi, 47)

'Gizli toplantıların fısıldaşmalarından' (kulis) men' edilip sonra men' edildikleri şeye dönenleri; günah, düşmanlık ve Peygamber'e isyanı (aralarında) fısıldaşanları görmüyor musun? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamladığı biçimde selamlamıyorlar. Ve kendi kendilerine: "Söylediklerimiz dolayısıyla Allah bize azab etse ya." derler. Onlara cehennem yeter; oraya gireceklerdir. Artık o, ne kötü bir gidiş yeridir. (Mücadele Suresi, 8)

Şüphesiz 'gizli toplantıların fısıldaşmaları' (kulis) iman edenleri üzüntüye düşürmek için ancak şeytan (ürünü olan işler)dandır. Oysa Allah'ın izni olmaksızın o onlara hiçbir şeyle zarar verecek değildir. Şu halde mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etsinler. (Mücadele Suresi, 10)

Sizler, işte böylesiniz; onları seversiniz, oysa onlar sizi sevmezler. Siz Kitabın tümüne inanırsınız, onlar sizinle karşılaştıklarında "inandık" derler, kendi başlarına kaldıklarında ise, size olan kin ve öfkelerinden dolayı parmak uçlarını ısırırlar. De ki: "Kin ve öfkenizle ölün." Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir. (Al-i İmran Suresi, 119)

Gerçekten sizden olduklarına dair Allah adına yemin ederler. Oysa onlar sizden değildirler. Ancak onlar ödleri kopan bir topluluktur. Eğer onlar bir sığınak ya da (kalacak) mağaralar veya girebilecekleri bir yer bulsalardı hızla oraya yönelip koşarlardı. (Tevbe Suresi, 56-57)

Zarar vermek inkârı (pekiştirmek) mü'minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve: "Biz iyilikten başka bir şey istemedik" diye yemin edenler (var ya) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir. (Tevbe Suresi, 107)

Doğrusu, uydurulmuş bir yalanla gelenler, sizin içinizden birlikte davranan bir topluluktur; siz onu kendiniz için bir şer saymayın, aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her bir kişiye kazandığı günahtan (bir ceza) vardır. Onlardan (iftiranın) büyüğünü yüklenene ise büyük bir azab vardır. Onu işittiğiniz zaman, erkek mü'minler ile kadın mü'minlerin kendi nefisleri adına hayırlı bir zanda bulunup: "Bu, açıkca uydurulmuş iftira bir sözdür" demeleri gerekmez miydi? (Nur Suresi, 11-12)

Size bir iyilik dokununca tasalanırlar, size bir kötülük isabet ettiğindeyse buna sevinirler. Eğer siz sabreder ve sakınırsanız, onların 'hileli düzenleri' size hiçbir zarar veremez. Şüphesiz, Allah, yapmakta olduklarını kuşatandır. (Al-i İmran Suresi, 120)

Onlar, insanlardan gizlerler de Allah'tan gizlemezler. Oysa O, kendileri, sözden (plan olarak) hoşnut olmayacağı şeyi 'geceleri düzenleyip kurarlarken,' onlarla beraberdir. Allah, yaptıklarını kuşatandır. (Nisa Suresi, 108)

Kendilerine: "Yeryüzünde fesat çıkarmayın" denildiğinde: "Biz sadece ıslah edicileriz" derler. Bilin ki; gerçekten, asıl fesatçılar bunlardır, ama şuurunda değildirler. (Bakara Suresi, 11-12)


Hani, münafık olanlar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: "Allah ve Resulü, bize boş bir aldanıştan başka bir şey vadetmedi" diyorlardı... Eğer onlara (şehrin her) yanından girilseydi sonra da kendilerinden fitne (karışıklık çıkarmaları) istenmiş olsaydı, hiç şüphesiz buna yanaşır ve bunda pek az (zaman) dışında (kararsız) kalmazlardı. (Ahzab Suresi, 12-14)

Onlar, iyice korunmuş şehirlerde veya duvar arkasında olmaksızın sizinle toplu bir halde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çarpışmaları ise pek şiddetlidir. Sen onları birlik sanırsın, oysa kalpleri paramparçadır. Bu, şüphesiz onların akletmeyen bir kavim olmaları dolayısıyla böyledir. (Haşr Suresi, 14)

Andolsun, daha önce onlar fitne aramışlardı. Ve sana karşı birtakım işler çevirmişlerdi. Sonunda onlar, istemedikleri halde hak geldi ve Allah'ın emri ortaya çıkıp-üstünlük sağladı. (Tevbe Suresi, 48)

Şeytan onları sarıp-kuşatmıştır; böylelikle onlara Allah'ın zikrini unutturmuştur. İşte onlar, şeytanın fırkasıdır. Dikkat edin; şüphesiz şeytanın fırkası, hüsrana uğrayanların ta kendileridir. (Mücadele Suresi, 19)

Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar, Allah'ın kinlerini hiç (ortaya) çıkarmayacağını mı sandılar? (Muhammed Suresi, 29)

İşte böyle; çünkü gerçekten onlar, Allah'ı gazablandıran şeye uydular ve O'nu razı edecek şeyleri çirkin karşıladılar; bundan dolayı (Allah,) amellerini boşa çıkardı. (Muhammed Suresi, 28)

Gerçekten münafıklar, ateşin en alçak tabakasındadırlar. Onlara bir yardımcı bulamazsın. (Nisa Suresi, 145)

Münafıklara müjde ver: Onlar için gerçekten acıklı bir azab vardır. (Nisa Suresi, 138)

"Tamam-kabul" derler. Ama yanından çıktıkları zaman onlardan bir grup karanlıklarda senin söylediğinin tersini kurarlar. Allah karanlıklarda kurduklarını yazıyor. Sen de onlardan yüz çevir ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter. (Nisa Suresi, 81)

Dediler ki: "Bu elçiye ne oluyor ki, yemek yemekte ve pazarlarda dolaşmaktadır? Ona, kendisiyle birlikte uyarıcı olacak bir melek indirilmesi gerekmez miydi?" "Ya da kendisine bir hazinenin bırakılması veya (ürünlerinden) yemekte olduğu bir bahçesi olması (gerekmez miydi)?" Zulmedenler dedi ki: "Siz olsa olsa, ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz." Bir bak; senin için nasıl örnekler verdiler de böylece saptılar. Artık onlar hiç bir yol bulamazlar. (Furkan Suresi, 7-9)

. Çünkü bunlar, Allah'ı bırakıp şeytanları veli edinmişlerdi. Ve gerçekten onları doğru yolda saymaktadırlar. (Araf Suresi, 30)

Kim Rahman (olan Allah)ın zikrini görmezlikten gelirse, Biz bir şeytana onun 'üzerini kabukla bağlattırırız'; artık bu, onun bir yakın dostudur. (Zuhruf Suresi, 36)

Bu, onların iman etmeleri sonra inkar etmeleri dolayısıyla böyledir. Böylece kalplerinin üzerini mühürlemiştir, artık onlar kavrayamazlar. (Münafıkun Suresi, 3)

Eğer sizi ele geçirecek olurlarsa, size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatırlar. Onlar sizin inkar etmenizi içten arzu etmişlerdir. (Mümtehine Suresi, 2)

Ki (bunlar) Allah'ın ahdini, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozarlar, Allah'ın kendisiyle birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar. Kayba uğrayanlar, işte bunlardır. (Bakara Suresi, 27)

Müminler (düşman) birliklerini gördükleri zaman ise (korkuya kapılmadan) dediler ki: 'Bu, Allah'ın ve Resûlü'nün bize vadettiği şeydir; Allah ve Resûlü doğru söylemiştir.' Ve (bu,) yalnızca onların imanlarını ve teslimiyetlerini arttırdı. (Ahzap Suresi, 22)

Ki (bunlar) Allah'ın ahdini, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozarlar... (Bakara Suresi, 27)

Onlardan çoğunun inkara sapanlarla dostluklar kurduklarını görürsün... (Maide Suresi, 80)

Yoksa bunu kendilerine saçma-akılları mı emrediyor? Yoksa onlar azgın bir kavim midir? (Tur Suresi, 32)

Siz, gerçekten birbirini tutmaz bir söz (çelişkili ve aykırı görüşler) içindesiniz. (Zariyat Suresi, 8)

Yoksa onlar Allah'ın kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar?.. (Nisa Suresi, 54)

... Hayır, onlar 'tartışmacı ve düşman' bir kavimdir. (Zuhruf Suresi, 58)

Münafık erkekler ve münafık kadınlar, bazısı bazısındandır; kötülüğü emrederler, iyilikten alıkoyarlar, ellerini sımsıkı tutarlar... (Tevbe Suresi, 67)

De ki: "Davranış (ameller) bakımından en çok hüsrana uğrayacak olanları size haber vereyim mi?" "Onların, dünya hayatındaki bütün çabaları boşa gitmişken, kendilerini gerçekte güzel iş yapmakta sanıyorlar." (Kehf Suresi, 103-104)

Oysa izzet (güç, onur ve üstünlük) Allah'ın, O'nun Resûlü'nün ve mü'minlerindir. Ancak münafıklar bilmiyorlar." (Münafıkun Suresi, 8)

 

...Gerçekten o, kendisine öğrettiğimiz için bir ilim sahibiydi. Ancak insanların çoğu bilmezler. (Yusuf Suresi, 68)

İşte böyle, onun yanında "özü kapsayan bilgi olduğunu" (veya yanında olup-biten herşeyi) Biz (ilmimizle) büsbütün kuşatmıştık. (Kehf Suresi, 91)

... Ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz. (Kasas Suresi, 14)

... Ona hikmet ve anlatım çarpıcılığını vermiştik. (Sad Suresi, 20)

"... Ben size bir hikmetle geldim..." (Zuhruf Suresi, 63)

Derken, Katımız'dan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve Tarafımız'dan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular. (Kehf Suresi, 65)

Hak dini tebliğ etmekle görevlendirilen tüm elçilere Allah katından bir ilim ve hikmet verilmiştir. Hz. Zu'lkarneyn, Hz. Hızır, Hz. Davud, Hz. İsa hep Allah'ın hikmet verdiği elçilerdendir. İşte Sayın Adnan Oktar'ın eserlerinde de salih müminlerde olan bu hikmet vardır. Sayın Oktar profesör değildir, yurtdışında eğitim de görmemiştir ama Allah'ın izniyle "özü kapsayan bilgiye ve hikmete" sahiptir. Allah, kendisine özel bir ilim nasip etmiştir. Yoksa eğer böyle eserler oluşturmak üniversite eğitimiyle olacak olsaydı, Irak'ta, Mısır'da, Suudi Arabistan'da eğitim almış, profesör olmuş, ihtisas yapmış bir çok alim vardır. Ancak şu an Sayın Adnan Oktar İslam aleminde tektir. Dünyadaki en etkili eserler Sayın Adnan Oktar'ın eserleridir. Tebliğ yapacak olan herkes, Sayın Oktar'ın eserlerini referans almakta, bu eserleri kullanarak seslerini duyurmaktadır.

Nitekim tarih boyunca gönderilmiş hangi peygamber, hangi sahabe üniversite eğitimi almıştır? Peygamber Efendimiz (sav) üniversite eğitimi almamıştı. Yabancı dil de bilmiyordu. Hatta ümmiydi (okuma yazma bilmeyen veya tahsil görmemiş kimse). Ve Allah Kuran'da Müslümanlara "Allah'ın ümmi olan elçisine uymalarını" bildirmişti:

Onlar ki, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de (geleceği) yazılı bulacakları ümmi haber getirici (Nebi) olan elçiye (Resul) uyarlar; o, onlara marufu (iyiliği) emrediyor, münkeri (kötülüğü) yasaklıyor, temiz şeyleri helal, murdar şeyleri haram kılıyor ve onların ağır yüklerini, üzerlerindeki zincirleri indiriyor. Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır. (Araf Suresi, 157)

De ki: "Ey insanlar, ben Allah'ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisi (peygamberi)yim. Ki göklerin ve yerin mülkü yalnız O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah'a ve ümmi peygamber olan elçisine iman edin. O da Allah'a ve O'nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki hidayete ermiş olursunuz. (Araf Suresi, 158)

Allah Peygamber Efendimiz (sav)'in fakir ve yetim bir insan olduğunu ve ümmi olduğunu ayetlerde bildirmiştir. Fakat Allah onu bütün kainatın efendisi kıldı. Ondan evvel de Hz. Yusuf çocuk yaşta kuyuya atıldı, hapse kondu, ezilmeye çalışıldı ama Allah onu Mısır'a sultan yaptı. Sayın Adnan Oktar da ümmi bir insandır. Ancak bilinmelidir ki Allah nimetini hiç umulmadık insanlara verir. Seçtiği kullarını, velisini insanların içinde saklar. Hz. Musa da peygamber olarak geldiğinde, kavminin hiç ummadığı bir insandı. "Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor..." (Şuara Suresi, 13) ayetinden, Hz. Musa'nın heyecanlı bir insan olduğu anlaşılıyor. Ama Allah onu seçmişti. Kavmine elçi olarak onu layık görmüş, ona Katından bir üstünlük ve ilim vermişti. Aynı şekilde, "Eyüp de; hani o Rabbine çağrıda bulunmuştu: "Şüphesiz bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi..." (Enbiya Suresi, 83) ayetinden anlaşılacağı gibi, Hz. Eyüp'ün de çeşitli hastalıkları vardı. Ama Allah onu da alemlere üstün kılmış, peygamber olarak onu seçmişti.

Bu nedenle üniversite bitirmenin, profesör olmanın, sonucunda hiçbir şey başaramadıktan sonra bir önemi yoktur. İnsanlar "nasıl olur da Amerika'da öğrenim görmemiş, ihtisas yapmamış biri dünyayı yerinden oynatır" diye şaşırıyorlar. "Böylece: "Allah içimizden bunlara mı lütufta bulundu?" demeleri için onlardan bazısını bazısıyla denedik." (Enam Suresi, 53) ayetinde haber verilen insanlar gibi haset içerisinde bu gerçeği reddetmeye çalışıyorlar.

Evet Sayın Adnan Oktar ümmidir; ama Allah ona çok özel bir ilim ve hikmet vermiştir. Tek başına tüm dünyada çok büyük bir etki meydana getirmekte, eserleriyle dünya çapında bir aydınlanmaya ve hidayete vesile olmaktadır.

İnsanların içerisine düştükleri bu durum, Allah'ın Hz. Talut'u elçi olarak seçtiğinde, kavmindeki kişilerin haset ve kıskançlık ile dile getirdikleri şu sözleri akla getirmektedir:

Onlara peygamberleri dedi ki: "Allah size Talut'u (melik olarak) gönderdi." Onlar: "Biz hükümdarlığa, ona göre daha çok hak sahibiyken ve ona bir mal (servet) bolluğu verilmemişken, nasıl bizi (yönetmek üzere) hükümdarlık (mülk) onun olabilir?" dediler. O (şöyle) demişti: "Doğrusu Allah size onu seçti ve onun bilgi ve bedenî gücünü arttırdı. Allah, kime dilerse mülkünü verir; Allah (rahmeti ve gücü) geniş olandır, bilendir." (Bakara Suresi, 247)

Allah şeytanın müminlerin salih faaliyetlerini engellemek için yaygara yapacağını bildirmiştir:

Onlardan güç yetirdiklerini sesinle sarsıntıya uğrat, atlıların ve yayalarınla onların üstüne yaygarayı kopar, mallarda ve çocuklarda onlara ortak ol ve onlara çeşitli vaadlerde bulun. Şeytan, onlara aldatmadan başka bir şey vadetmez. (İsra Suresi, 64)

Üç beş kendini bilmezin yaygarası ile, Sayın Adnan Oktar'a karşı muhabbet sevgi ve bağlılık bilakis çok daha alevlenip şiddetlenmektedir. Şeytanın yaygaraları beni, kardeşlerimi, arkadaşlarımı, kimseyi etkilemez. Tam aksine Sayın Adnan Oktar'a olan sevgiyi, muhabbeti ve güveni kat be kat arttırır ve arttırmaktadır.

Dilekçelerim

Ablam Hüma Babuna'nın

15 Mart 2007 tarihli Habertürk ana haber bültenindeki açıklamaları:

Hüma Babuna: BEN ÖNCELİKLE ŞUNU SÖYLEYEYİM: SÖYLEYECEĞİM ŞEYLER YALNIZCA GERÇEKLERİ YANSITACAK İNŞAALLAH. ÖNCE SİZE VE SEYİRCİLERE İYİ AKŞAMLAR DİLİYORUM. ADNAN OKTAR BEYEFENDİ SON DERECE GÜZEL AHLAKLI AKLI ÜSTÜN SEVİYEDE BİR İNSANDIR VE HİÇ BİR ŞEKİLDE SÖYLEDİKLERİ İTHAMLARI DA HAKEDECEK BİR KİŞİ DEĞİL. KENDİSİNE SAYGIM ÇOK BÜYÜK. ÖNCE ŞUNU BELİRTEYİM ANNEM VE BABAM BİZZAT ADNAN OKTAR BEYEFENDİYİ ZİYARETE GİTMİŞ KİŞİLERDİR.

...

Hüma Babuna: ANNEM VE BABAMA BEN 40 YAŞINDA BİR İNSANIM ORTA YAŞLI BİR İNSANIM ANNEM BABAMA ÖMRÜM BOYUNCA ZATEN SEVGİ VE SAYGI GÖSTERMİŞ BİR İNSANIM TAA Kİ MÜSLÜMAN MASUM İNSANLARA İFTİRA ATANA KADAR. ANNEM VE BABAM BİZZAT ADNAN OKTAR BEYEFENDİYİ EVİNDE ZİYARET ETMİŞ KİŞİLERDİR. AYNI ŞEKİLDE ADNAN OKTAR BEYEFENDİ DE BİZİM EVİMİZE ZİYARETE GELDİ.

...

Hüma Babuna: AMA ŞİMDİ TANIŞMANIN ÖTESİNDE MESELA BABAM CEVAT BABUNA ÇOK UZUN YILLAR ADNAN OKTAR BEYİN BAŞKANI OLDUĞU VAKFIN, BİLİM ARAŞTIRMA VAKFININ KONFERANSLARINA KONUŞMACI OLARAK KATILIP ADNAN BEYİN SÖZÜNDEN ÇIKMAYAN BİR İNSAN.

...

Hüma Babuna: AMA BU TANIŞIKLIĞIN ÖTESİNDE BAKIN ŞÖYLE BİR ŞEY SÖYLÜYORUM BİLİM ARAŞTIRMA VAKFININ BÜTÜN KONFERANSLARINA BABAM KONUŞMACI OLARAK KATILDI. VE ADNAN BEYİN SÖZÜNDEN YILLARCA ÇIKMADI TAA Kİ BİR MENFAAT ÇATIŞMASI OLANA KADAR. AYRICA ŞÖYLE BİR ŞEY VAR MURAT BEY İZİN VERİRSENİZ BİR ŞEY SÖYLEMEK İSTİYORUM.

...

Hüma Babuna: HİPNOZ OLUYOR HİPNOZ YAPIYOR DİYORLAR. ADNAN OKTAR BEYEFENDİ İÇİN BABAM 83 YAŞINDA BABAM DA MI HİPNOZ OLDU.

Sunucu: HİPNOZA BEN DE İNANMIYORUM EMİN OLUN SİZİNLE BU KONUDA HEMFİKİRİZ.

Hüma Babuna: PEKİ BÜTÜN GAZETELER BUGÜN SAÇMA SAPAN ŞEYLERDEN BAHSEDİYORLAR BÜYÜ VE HİPNOZ VAR DİYORLAR.

Sunucu: SİZİNLE HEMFİKİRİM AMA BİR ŞEY SORUCAM BİR ŞEY SORUCAM. DİYORSUNUZ Kİ BABAM Kİ BABANIZ TÜRKİYE'NİN TANINMIŞ JİNOKOLOG DOKTORLARINDAN BİR TANESİ PROFESÖR CEVAT BABUNA ADNAN OKTAR'IN DEDİĞİNDEN DIŞARI ÇIKMAZDI.

Hüma Babuna: EVET YILLARCA O ŞEKİLDEYDİ TAA Kİ BİR MENFAAT ÇATIŞMASI OLDU MUTLAKA MENFAATLERİNE UYGUN OLMAYAN BİR DURUM OLDU VE BİRDENBİRE OLAY TERSİNE DÖNDÜ ACABA HANGİ MENFAATLERİNE TERS DÜŞTÜ DE YILLARCA ÖVGÜYLE SÖZ ETTİĞİ YURT İÇİNDEKİ VE YURT DIŞINDAKİ KİŞİLERE

...

Hüma Babuna: YABANCI PROFESÖRLERE ÖVGÜ İLE SÖZETTİĞİ ADNAN OKTAR BEYEFENDİDEN BİRDENBİRE ALEYHTE KONUŞMAYA BAŞLADI.

Sunucu: ANLADIM HÜMA HANIM

Hüma Babuna: NE GİBİ BİR MENFAAT ÇATIŞMASI OLDU?

...

Hüma Babuna: HAYIR ŞÖYLE BİR ŞEY SÖYLİYEYİM BEN, BEN 41 YAŞINDAYIM ABİM 44 YAŞINDA ABLAM 45 YAŞINDA VE 2 ÇOCUK SAHİBİ BİR İNSAN. HERKES ÜNİVERSİTE MEZUNU VE KENDİ HÜR İRADESİ İLE HAREKET EDİYOR.

Sunucu: EVET TABİİ TABİİ ZATEN

Hüma Babuna: DOLAYISIYLA NE HİPNOZ VAR ORTADA NE BİR YÖNLENDİRME VAR BAKIN İNSANLAR BAZEN MENFAATLERİNE AYKIRI GELDİĞİ ZAMAN OLGUN İNSANLARI SANKİ BİRİLERİNİN YÖNLENDİRMESİYLE HAREKET EDİYORLARMIŞ GİBİ GÖSTERİYORLAR. YANİ BUNLARIN HEPSİ ASILSIZ İDDİALAR.

Sunucu: ANLADIM YANİ BURDAKİ ÜÇ ANNENİN AMACI YANİ MENFAAT DERKEN PARA MI VURACAKLAR BU İŞTEN.

Hüma Babuna: BAKIN BİR TAKIM MASONİK ODAKLARIN YÖNLENDİRMESİ İLE HAREKET EDİYOR OLABİLİRLER Kİ BEN BUNA İNANIYORUM

...

Hüma Babuna: ÇÜNKÜ BAKIN YILLARCA BİR İNSANI ÖVER ÖVER ARKASINDAN BÜTÜN KİTAPLARINI OKUR BÜTÜN KONFERANSLARINA KATILIR ONDAN SONRA BİRDEN ALEYHİNDE KONUŞMAYA BAŞLARSANIZ BUNUN ALTINDA MUTLAKA BİR ŞEY ARAMAK GEREKİR.

...

Sunucu: SİZİN HAKLARINIZI SAVUNDUĞUMU DÜŞÜNÜYORUM

Hüma Babuna: TEŞEKKÜR EDERİM.

Sunucu: KEZA PROGRAMI İZLEDİYSENİZ. SİZLERİN KENDİ İNSİYATİFİ ARZUNUZLA HAYATINIZA ŞEKİL VERDİĞİNİZİ HERŞEYİNİZİ BAHSETTİM. ZATEN 18 YAŞINDAN KÜÇÜK OLSANIZ POLİS SİZİ ALIR ANANIZIN BABANIZIN YANINA GETİRİR.

Hüma Babuna: 18 DEĞİLDE BEN ARTIK HAYATIMIN İKİNCİ YARISINA GİRMİŞ BİR İNSANIM

Sunucu: İŞTE TAMAM İŞTE O YÜZDEN DE

Hüma Babuna: BAKIN FARKLI ANNELER BUGÜN MECLİSTE TAM TERSİNİ SÖYLÜYORLAR. BASINDAN TAKİP ETTİYSENİZ EĞER BİRÇOK ANNE MESELA AYFER HANIM MESELA NESRİN HANIM PEKÇOKLARI BUGÜN BASINDAN TAKİP ETTİĞİM KADARIYLA BUGÜN MECLİSE GİDEREK MİLLETVEKİLLERİNE AİLELERİN ESASINDA BU ÜÇ EE... HANIMIN SÖYLEDİĞİNİN TAM TERSİNE ŞEKİLDE DÜŞÜNDÜĞÜ YÜZLERCE AİLENİN TAMAMEN BİLİM ARAŞTIRMA CAMİASININ VE ADNAN OKTAR BEYEFENDİNİN ÇOCUKLARI ÜZERİNDEKİ OLUMLU TELKİNİNİ YA DA VAKIFTA YAPTIKLARI FAALİYETLERİ DESTEKLEDİKLERİNİ BELİRTİYORLAR. SİZ ONLARIN SÖYLEDİKLERİNE YER VERECECEĞİNİZE HABER KANALINIZDA BU ÜÇ HANIMIN İFTİRALARINA BİR ŞEKİLDE VESİLE OLMUŞ OLUYORSUNUZ BUNDAN SON DERECE BÜYÜK ÜZÜNTÜ DUYUYORUM.

Hüma Babuna: HAYIR AMA ŞÖYLE YAPALIM İSTERSENİZ UYGUN GÖRÜRSENİZ BUGÜN MECLİSE GİDEN O HANIMLARI BEYLERİ DE LÜTFEN CANLI YAYINA DAVET EDİN VAKIF ÜZERİNDEKİ GÖRÜŞLERİNİ ALIN. ADNAN OKTAR BEYEFENDİ SON DERECE SAYGIN OLAĞANÜSTÜ BİR İNSAN ...

Hüma Babuna: 250NİN ÜSTÜNDE ESERİ VAR DÜNYA ÇAPINDA BAKIN FAALİYETLERİ VAR. BAKIN SADECE YAZDIĞI KİTAP YARATILIŞ ATLASI AVRUPA'DA AMERİKADA FRANSADA HOLLANDADA ORTALIĞI AYAĞI KALDIRIYOR. HERKES AYAKTA ALKIŞLIYOR. BAKIN MİLLETVEKİLLERİ BAKANLARDAN TEŞEKKÜR MEKTUPLARI GELİYOR.